Hürser Tekinoktay’dan Kral Kupası ve La Liga Değerlendirmesi

Kral Kupası finalinden sonra Barcelona ve Real Madrid’i deneyimli futbol adamı Hürser Tekinoktay masaya yatırdı.

Hürser Tekinoktay’dan Kral Kupası ve La Liga Değerlendirmesi

1 )  1-2 Real Madrid üstünlüğüyle biten bir maç oldu. Gareth Bale’in müthiş golü, Messi’nin kimsenin anlayamadığı performans düşüklüğü, Ronaldo’nun yokluğu, Benzema ve Dimaria’nın üst düzeyden inmeyen performansı… Sizce nasıl bir maç oldu, taktik mi kazandı, yoksa formsuzluk mu kaybetti?

Öncelikle bahsetmem gereken şu ki; Messi kötü oynadığı zaman, sahada kaleci kadar koştuğu zaman, Barcelona’nın kazanma şansı ciddi anlamda düşüyor. İyi Messi Barcelona için bir adım önde anlamına geliyorsa, kötü Messi ile takımın akortunun oturtulması son maçlarda görüldüğü gibi olmuyor.
Bu Messi’nin sahada oluşu onun sahada olmadığı zaman oyunda inisiyatif alabilecek diğer oyuncular içinde dez avantaj oluyor.

Yanlış anlaşılmasın sorum Messi’nin kötü oynaması değil aslında, sahada olmaması !
Bir futbolcunun kötü oynaması halinde dahi teknik olarak 12 kilometre-13 kilometre koşması gerekir. Pas ortalaması düşüktür, bireysel hataları fazladır, onlar ayrı konular. Fakat Messi ’de çok başka bir sorun olduğu ortada. Psikolojik, yönetimsel veyahut başka bir sorun. Bu çok açık ve net… Messi kötü oynamıyor, saha da yok !

1-0 Atletico Madrid lehine biten maçtada Pinto’nun koştuğu 6 kilometreden sonra, en çok koşan ikinci oyuncu 6,5 kilometre ile Messiy’di. Birisi ceza sahası etrafında hareket halinde, diğeri sahanın bütününde. Burada inanılmaz bir sorun olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum.

2) Gareth Bale maça damgasını vurdu, ceza sahasının dışına çıkıp, dripling halinde, topu sürükleyip, müthiş bir deparla rakibi ekarte edip tekrar topun arkasına geçti ve golünü attı. Gareth Bale’in performansını nasıl değerlendirebiliriz?

Gareth Bale golü attığı zaman yasal olan twitter’dan  şunu söyledim. “Gareth Bale kesinlikle rakip kaleye yakın oynatılmamalı”.
Bale kaleden daha uzak bölgede topu rahat alıp hızlanması sağlanmalı. Hatırlanırsa Tottenham’da  sol bek oynarken yıldızı ve farklılığı parladı.
Dünyada Gareth Bale tipinde koşarken mesafe uzadıkça vitesi yükseltip bir çok oyuncuyu etkisiz hale getirebilen bir oyuncu daha neredeyse yok. Bu oyuncuyu ilerde kullanınca maçı 11 e 11 oynuyorsunuz demektir. Fakat geriye alırsanız maçı 12ye 11 hatta 13’e 11 sayı üstünlüğüyle oynayabilirsiniz. Real Madrid’in oturan savunma anlayışını da göz önüne alırsak, Bale’in geriye alınmasının yanında maç anında kulübeden ileriye yapacağınız her takviye Real Madrid’in oyuncu üstünlüğünü arttıracaktır. Gareth Bale’in yüksek devirli yarış arabası gibi 1. Vitesten 2.vitese, 2.vitesten 3.vitese, 3.vitesten 4.vitese çıkması müthiş bir özellik. Mesafe arttıkça vites büyütüyor.
Bu özelliklerine göre saha da  konumlandırılması gerekiyor.

3) Barcelona’nın transfer yasağı ve Jürgen Klopp’a söz kesilmesi gündeme oturuyor. Transfer yasağının kalkması için FİFA’dan başvuru sonucu bekleniyor. Kalkmaması da söz konusu. Hoca konusunda Tata Martino’yla devam edilmeyeceği gündeme geliyor. Genel anlamda Barcelona’nın oyun sistemi, oyuncuları, kulübesi ve hocasını nasıl değerlendirebiliriz. Katalanları ilerleyen günlerde nasıl senaryolar bekleyebilir?

Transfer yasağı Barcelona’yı etkilemez. 2015 yazına kadar bir transfer yasağı söz konusu. Yani Önümüzdeki 2014 yaz ve 2015 ara transfer olmak üzere 2 transfer döneminde yasak getirilmek isteniyor. İspanya futbolu son 10 yıla damgasını vurdu ve Barcelona’da bu ülkede altyapısıyla önemli yer tutuyor.
Ayrıca mevcut kadrosunda ki yıldızları da unutmamak gerekir.
Bakın altyapıdan genç Bartra oynuyor, Puyol ve Pique’nin yokluğunda defansı kapatıp, golünü de atıyor.

Puyol gider, Bartra gelir. Alves giderse genç sağbek Montoya gelir. Bunlar Barcelona için zor olan durumlar değil, çok rahat şekilde bu konuların üstesinden geliyorlar. Arsenal, Barcelona tipi takımlar için böyle durumların etkisi yüzdesel olarak azdır.

Barcelona’nın içyapısına bakarsak, oyun sistemi adına, İniesta- Xavi – Busquets göbeğinden kurulu bir orta saha görüyoruz. Xavi ve İniesta 15 yılı aşkın beraber oynuyor. İspanya genç milli takımı dönemini de katarsak daha fazla olduğunu da görürüz. Busquets ise 2004’ten beri orta sahada. 10 yıldır bu 2’liyle beraber oynuyor. Bu 3’lüyü ele alırsak, senede minimum 45 – 50 maçla La Liga, Kral Kupası, Şampiyonlar Ligi ve milli maç oynuyorlar.
Maximum hesap edip yarı final ve finale kadar gittikleri maçlarıda hesap edersek 45 maç skalası daha da artıyor. Bu 3’lünün alternatifi yoktu. Buna istinaden Fabregas alındı. Fakat Fabregas tam verimle bu oyuncular ile rotasyon yapılarak kullanamıyor. Fabregas Pedro, Alexis kendi aralarında dönerken, diğerleri 10 yıldır +- 500 maç yorgunluğunu yaşıyor.
Halbuki, Fabregas bugün toplamda hala Premier Ligin en çok asist yapan oyuncusu konumunda. Barca’da tam anlamıyla bu performansı bulamadığı gibi takımda bu bölgeye dinamizm getirecek, yeni bir heyecan getirecek oyuncuda monte edilemedi. Tabi az önce söylediğim gibi, Messi kötü oynadı mı takım dağılıyor.

Bakın Messi’nin 2 aylık sakatlık döneminde, Barcelona çok kötü sonuçlar almıyordu. Neymar Barcelona’yı götürüyordu.

Daha derin analiz edersek, burada 2 maddelik bir düşünce ortaya çıkıyor.

1)Messi iyileşmeden mi sahaya döndürüldü?

2)Messi iyileşti fakat formunu yakalamadan mı oynatılıyor?

İyileşmeden döndürülüp Messi’yi sahaya atmak ve İyileştiğini görüp haksız bir şekilde formunu korumadan kendisine sahada yer vermek. Bu 2 madde bence göz ardı edilmemeli. 6 km koşunun tarifi olamaz

Bugün Johan Cruyff gibi bir efsane çıkıp Barcelona’yı eleştiriyor. Verdiği demeç aynen şöyle ‘’ Barcelona’nın hocaları, yönetim tarafından pasifize edilip, saha içi hakimiyete yönetim karışıyor ‘’ diye

Barca efsanesini yaratan Cruyff böyle bir demeç veriyorsa, burada bir şey vardır.

Jürgen Klopp konusuna gelirsek, Dortmund’da oynattıüğı takım ve  sistem oyunu.
Yüksek disiplin ve ritm ile oynuyorlar. Barca ise daha yaratıcı ve özgür bir anlayışla değişen ritmlerle oynuyor yıllardır.
Alman ekolü bir teknik direktörle, Latin kökenli bir ekolün ne derece mutlu bir birliktelik yaşayıp, mutlu sonla bitecek bir evlilik gerçekleştirebileceklerini bilemeyiz.

Sorun çıkabileceğini dair kaygılarım var. Fakat ne olacağını bilemeyiz. Bu evlilik olursa, nasıl gideceğini, gelecek bize gösterecek.

4) Peki, La Liga’yı değerlendirirsek, Atletico Madrid, Elche’yi kendi sahasında 2-0 ile yenip yoluna devam ediyor. Real Madrid ve Barcelona’yı da katarsak, son haftalara girilirken nasıl değerlendirebiliriz?

Atletico Madrid dün Miranda ve Diego Costa’nın golleriyle 2-0’la galip geldi. Oyun sistemlerinden ödün vermediler. Costa çok iyi futbolcu geçen haftaki talihsiz direk çarpışmasını atlatmış ve aynı hırsıyla golü aramaya devam ediyor. Kendi yarattığı pozisyonda önce kırmızı kart ile rakibini attırıp, sonra penaltının başında golünü attı.

Atletico Madrid iyi gidiyor, tabiki avantajı var fakat son haftaların ne getireceği belli olmaz.Hiç bir şey diyemeyiz. Üstelik Şampiyonlar Ligi’n de de başarı ile devam ediyorlar ilginç on haftaları ben de merak ediyorum Atletico açısından. Ama unutmamak lazım ki Dünyanın son 8 yılına damga vurmuş bir futbol liginden bahsediyoruz. La Liga’da ne olacağını kestiremeyiz, her şey sürprizlere gebedir.

Paylaş "Hürser Tekinoktay’dan Kral Kupası ve La Liga Değerlendirmesi" via

İlk yorum yapan siz olun!

Bir Yorum Bırakın

 El Clasico Haberleri
Ara 10, 3 sene önce

İşte Şampiyonlar Liginin ”EN”leri…Cristiano Ronaldo’dan yeni rekor!

Şampiyonlar Ligi’nde grup aşamasının en fazla gol atan takımları, on dokuzar golle Bayern Münih ve Real Madrid oldu….

Ara 10, 3 sene önce

Leverkusen 1-1 Barcelona / Leverkusen’den Roma’ya ikram

Kendi evinde ağırladığı İspanyol rakibi Barcelonayla karşılaşan Leverkusen, 1-1 berabere kalarak gruptaki 2.lik şansını averajla Roma’ya kaptırdı ve UEFA Avrupa Ligine kaldı….

Ara 10, 3 sene önce

Real Madrid Liverpool’un rekoruna ortak oldu! Real Madrid 8-0 Malmö

UEFA Şampiyonlar Ligi A Grubu karşılaşmasında İsveç’in Malmö takımını 8-0 yenen Real Madrid, turnuva tarihinin en farklı galibiyeti rekorunu egale etti….